Erol Erbaş’ın Düşünce Sisteminde
“Beş İçeri, Beş Dışarı Duyu” Kavramı
Kişilik ve Şahsiyet Eğitimcisi Erol Erbaş‘ın yaşantısında “Beş İçeri, Beş Dışarı Duyu” kavramı, insanın gövdesi ile gerçek özü (insan benliği) arasındaki bağı ve hayatı farkındalıkla yaşama biçimini açıklayan temel bir formüldür. Erol Erbaş’a göre insan, sadece et ve kemikten oluşan bir gövde değil; gövdenin misafir ettiği, ezbere değil farkındalıkla (“Dikkat-Zekâ” ile) yaşayan ebedi bir varlıktır.
- Beş “İçeri” Duyu (Algı ve Bilgi Girişi)
İçeri duyular, dış dünyadaki verileri alan ve zihnimizin/özümüzün işleyişine sunan klasik algı kapılarımızdır:
- Görmek: Sadece bakmak değil, gördüğünün farkında olmak.
- İşitmek: Sadece sesleri duymak değil, denileni gerçekten kavramak.
- Tatmak: Yediği yiyeceğin lezzetini ve etkisini hissetmek.
- Dokunmak: Temas ettiği nesneyi veya çevreyi hissetmek.
- Koklamak: Çevredeki kokuları fark ederek algılamak.
- Beş “Dışarı” Duyu (Eylem ve Enerji Çıkışı)
Dışarı duyular ise insanın gövdesi vasıtasıyla dış dünyaya yansıttığı, ürettiği, dışarıya aktardığı eylemler ve fiziksel işlevlerdir:
- Hareket: Fiziksel olarak yer değiştirmek, yürümek, çalışmak ve eyleme geçmek.
- Konuşmak: Söz söylemek, kendini ifade etmek ve iletişim kurmak.
- Küçük Abdest / Büyük Abdest: Gövdenin biyolojik olarak temizlenmesi, atıkları dışarı atma işlevi (boşaltım).
- Cinsiyet: Üreme, neslin devamı ve cinsiyet kimliğinin getirdiği doğa.
Dikkat-Zekâ Yaşantısındaki Karşılığı
Erol Erbaş’ın sisteminde, bir insanın “bakıp da görmemesi” veya “işitip de duymaması” en büyük verimsizliktir. İnsan ancak Dikkat-Zekâ devreye girdiğinde bu 5 içeri ve 5 dışarı duyuyu temiz, sade ve verimli kullanabilir. Ezbere (yapay bir zekayla) yaşayan bir insan, yürürken nereye bastığını bilmez, konuşurken ne söylediğini fark etmez.
| Önemli Karşılık:
Girişlerin (içeri duyuların) temiz ve farkında olması, çıkışların (dışarı duyuların) ise kontrollü, ahlaklı ve üretken olmasını sağlar. |
Günlük Yaşantıya Yansıması (Nasıl Uygulanır?)
Bu kavramı hayatımıza indirdiğimizde şu olumlu değişimler yaşanır:
- Zihin Sadeliği ve Odaklanma: Günlük hayatın karmaşasında “anda kalmayı” öğrenirsiniz. Bilgisayar başında çalışırken ya da bir yemeği yerken (içeri duyu), dikkatiniz dağılmaz; o anın tadını ve verimini alırsınız.
- Farkındalıklı Eylem (Harekette Netlik): Konuşurken ağzınızdan çıkan sözün (dışarı duyu) nereye gittiğini, karşınızdaki insanı nasıl etkileyeceğini bilirsiniz. Adımlarınızı ve hareketlerinizi sakarlıkla değil, kontrollü ve düzenli atarsınız.
- Gövde ve Ruh Uyumu: Bedeninizi sadece taşınan bir yük olarak değil, ruhunuzun/benliğinizin “evi” olarak görürsünüz. Elbise, beden ve duyu temizliğine dikkat ederek hayattan tam bir neşe ve verim almayı başarırsınız.
Özetle; Beş İçeri duyu ile dünyayı doğru ve temiz bir şekilde algılar, Beş Dışarı duyu ile de dünyaya doğru, ahlaklı ve üretken eylemler bırakırsınız.